Ana sayfa Editörden Spor yazarlarından Fenerbahçe yorumu: Şanssız olan Vardar

Spor yazarlarından Fenerbahçe yorumu: Şanssız olan Vardar

PAYLAŞ

Bu kadroyla olmaz: Fenerbahçe’de sorumlu arıyorsanız, sorumlu ne Aykut Kocaman ne de futbolcular. Sorumlu, kadro yapılanmasını uzun zamandır doğru şekilde yapamayanlar. Uzun zamandan beri Fenerbahçe ile ilgili aynı şeyleri konuşuyoruz aslında. Kapanan savunmaları açamıyor, yaratıcı orta saha oyuncusu yok, hem forvet arkası hem de ön liberoda eksik, formda santrafora uzun zamandır hasret ve set hücumu yaparken kanatları kullanamıyor. (Erman Özgür – Fanatik)

Van Persie ile devam: Fenerbahçe çok zayıf bir rakip karşısında son derece olumsuz bir futbol sergiledi ve de hayatımda Avrupa kupalarında bugüne kadar gördüğüm en zayıf 3 takımdan biri olan Vardar’a elenme başarısını gösterdi. (!) İlk 45 dakika oyun tamamen karşı alana yıkıldı. Vardar, 10 kişiyle topun arkasına geçip alan daraltıyordu ama alan savunmasının yerleşme düzenini bozacak set oyunu Fenerbahçe’de artık alışılmış biçimde çok yetersiz… Orta sahada Mehmet Topal, Ozan ve Alper yapıları itibariyle aralarında organize olamıyorlar. Bu durumda baktığımız zaman ilk devrede bütün yük Valbuena’nın üstüne bindi. Biraz da Dirar ve Isla ona yardımcı olmaya çalıştılar. Tabii yoğun baskıda az sayıda pozisyon çıktı. Üstelik de zaman zaman Vardar takımının geride yaptıkları basit top kayıplarıyla Fenerbahçe’ye pozisyon ortamı hazırlamasına rağmen ikinci devre de aynı görüntüdeydi. Nihayet Fenerbahçe en azından moral bulacak ve tur şansını sürdürecek golü bir duran toptan buldu. Taraftarlar da desteklerini artırdılar ama yine çok basit bir gol yediler ve maç orada bitti. Üstelik 1-1’den sonra o acemi rakibin çok etkili pozisyonlarına tanık olduk.(Ömer Üründül-Sabah)

Koskoca Fenerbahçe ne hallere geldi: İlk maçı 2-0 kaybetmişsin. Turu geçebilmen için üç gole ihtiyacın var ve gol de yememen gerekiyor. Normal futbol mantalitesi böyle durumlarda ‘Risk al’ der. Hiçbir kimse de, uleması, otoritesi, taraftarı ya da başkanı ‘Niye risk aldın?’ demez, aksine zorunluluktan kaynaklanan bu duruma destek verir. Fenerbahçe’nin ve doğal olarak Aykut Kocaman’ın alması gereken risk, çok hücumcuyla oynamak. İki santrfor, arkadan üçlü-dörtlü destek… Şimdi siz ‘Fenerbahçe’de bırak çift santrforu yarım santrfor bile yok’ diyebilirsiniz ama eldeki kırık döküklerden bile, hücum yapan bir takım oluşturmak mümkün. Ama gördük ki Aykut Hoca’nın aklından hiç böyle bir şey geçmemiş. İddia ediyorum Souza kart cezalısı olmasaydı Aykut Hoca bu kontrollü oyun saplantısı yüzünden, yemeden üç gol bulmak durumunda olduğu bu maça Topal-Souza ikilisiyle çıkardı… Yazık, gerçekten çok yazık. Onca emeğe, onca harcanan paraya, asıl önemlisi, zar zor tribüne getirilen hem de yıllardan sonra getirilebilen taraftara. Şimdi yeniden bu taraftarı nasıl heyecanlandıracaklar, nasıl tribüne çekecekler çok merak ediyorum. (Tayfun Bayındır-Milliyet)

Çok yazık: Vardar Fenerbahçe ceza sahasına koşuyla bile girmeyi düşünmemesine rağmen ilk 20 dakika içerisinde isabetli tek şutu olması doğal bir istatistik. Doğal olmayan turu geçmek için 3 gole ihtiyacı olan Fenerbahçe’nin aynı süre içerisinde sadece 1 isabetli şut atmış olması. Dün akşam Vardar karşısındaki takımın teknik kapasitesi çok sınırlıydı. Tek yaratıcı oyuncu Valbuena. Herkes onun ayağına bakıyor. Bu sahneler yabancı gelmiyor kimseye. Zira geçen sezon da Lens’in eline bakan bir takımdı Fenerbahçe. Vardar beklenenden daha korkak çıkmışken sahaya önde basmak ilk seçenek olmalıydı. Bunun için Alper sakatlandığında Soldado’yu oyuna alabilmek, bekleri son 30 metrede oynatmak gerekiyordu. Robin Van Persie’nin futbol oynayacağına dair en küçük bir emareye muhtaç vaziyette bekliyor Fenerbahçe taraftarı. Ama nafile. Her geçen gün biraz daha eriyor Van Persie. İkinci yarıya baskılı başlayan Fenerbahçe için maçın kırılma anı çok ilginçti. Dirar ortayı yaptığında en uçta hareketlenen oyuncu Topal ve kafayı vuran Ozan. Van Persie kadrajda bile yoktu. (Serkan Akcan-Fanatik)

Şanssız olan Vardar: Aykut Kocaman, Advocaat ve Pereira’nın gerisine düşerek başladı. Bu yeniden yapılanma dönemi için pek hayırlı değil. İşin acıklı tarafı şu andaki kadro için daha ötesi de yok. İlk maça oranla orta sahanın oyuna katkısı çok daha iyiydi. Sınırlarını zorladılar. Zaten sorun da bu.

Bu iyi olma durumu tabii ki sadece yapısal olarak ve tabii oyuncu kalitesi ölçüsündeydi. Valbuena’ya tamamen bağlı ama onu da destekleyemeyen bir oyuncu grubuyla kalite üretmek olanaksız. Ozan bu kez arkada hücum alanına uzak kalmadı. Dönenleri toplama ve kanat oyuncularının içeri döndüklerinde markajsız adam bulma konusunda katkı verdi. Ancak sürekli şut denedi. Net bir kafa vuruşunu da korkunç kullandı. Aykut Kocaman yine şanssızlıktan bahsederse ona hatırlatmamız gereken, iki topu direkten dönen takımın Vardar olduğudur! (Mehmet Demirkol- Fanatik)