Ana sayfa Manşet Akşener’den Erdoğan’a: Türkiye, ekonomiden diplomasiye her alanda kaybetti

Akşener’den Erdoğan’a: Türkiye, ekonomiden diplomasiye her alanda kaybetti

PAYLAŞ

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Erdoğan’ın “Vitrin süsü” sözlerine karşı “Siyasetini, sıkıştıkça sarıldığı ‘Başörtülü bacım’ sözü üzerine bina edenlerin, ’Vitrin süsü’ sözüyle geldikleri nokta, tek kelimeyle ibretlik. Demek ki mesele, kızlarımızın, kadınlarımızın başındaki örtü meselesi değilmiş. Demek ki mesele, ‘ya AK Partilisin, ya da hainsin’ meselesiymiş” dedi. Akşener, Erdoğan’a, “Ayıptır. Günahtır. Makamının farkına var artık! Sen bu ülkenin Cumhurbaşkanısın. Milletini bu şekilde ayıramazsın. Kendine gel” diye seslendi. Akşener, “Türkiye, partili cumhurbaşkanlığı sistemini daha fazla taşıyamaz. Türkiye’nin çıkışı, İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemdedir” ifadesini kullandı.

Akşener, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akşener, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu için “Vitrin mankeni gibi başörtülü kadınları yanına alarak vatandaşı kandırdığı”na ilişkin sözleriyle ilgili “Son günlerde, sanki böyle bir sorunumuz varmış gibi, yeniden ısıtılan başörtüsü meselesi de bunlardan biri. Önce, mazide bıraktığımız bir zihniyetin temsilcisi, eski bir bakan çıkıyor, başörtülü hakimlerimiz hakkında densizce konuşuyor; Sonra Sayın Erdoğan çıkıyor, torunu yaşındaki genç bir kadın siyasetçiye, sırf CHP’de siyaset yapıyor diye, utanmadan ‘Vitrin Süsü’ diyor. Al birini vur ötekine!” diye konuştu.

Akşener’in açıklamalarından önce çıkanlar şöyle:

“Verdiğin sözler tutmadı”

Türkiye, bu zihniyeti ve bu zihniyetin ürünü olan partili cumhurbaşkanlığı sistemini daha fazla taşıyamaz. Milletimiz dişini sıkıyor. Ama bu böyle gitmez. Gel, sağduyuya kulak ver. Verdiğin sözler tutmadı, ekonomi uçmadı, milletimiz zengin olmadı. Bu sistem millete de, memlekete de yaramadı. Son iki yılda, Türkiye ekonomiden diplomasiye her alanda geri gitti, kaybetti. Türkiye’nin çıkışı, ‘İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemdedir. Yargının bağımsız, kuvvetler ayrılığının var olduğu, iktidarın ve tüm kurumların şeffaf çalıştığı, millet adına denetlenebildiği, demokrasinin tam ve kamil olarak uygulandığı, insanının zengin, mutlu ve huzurlu olduğu bir Türkiye’nin anahtarı işte budur.”

“Yaşının, makamının ve daha da önemlisi ahlakın gereği budur”

“Siyasetini, sıkıştıkça sarıldığı ‘Başörtülü bacım’ sözü üzerine bina edenlerin, ’Vitrin süsü’ sözüyle geldikleri nokta, tek kelimeyle ibretlik. Demek ki mesele, kızlarımızın, kadınlarımızın başındaki örtü meselesi değilmiş. Demek ki mesele, ‘ya AK Parti’lisin, ya da hainsin’ meselesiymiş. Demek ki mesele, her zamanki gibi, siyasi rant meselesiymiş. Sayın Erdoğan; Ayıptır. Günahtır. Makamının farkına var artık! Sen bu ülkenin Cumhurbaşkanısın. Milletini bu şekilde ayıramazsın. Kendine gel. Hemen 21 yaşındaki o genç arkadaşımızı ara, gönlünü al, helallik iste. Yaşının, makamının ve daha da önemlisi ahlakın gereği budur.

“Utanmıyor musunuz?”

“Bakın size, bu zihniyetin son icraatlarından bir örnek vereyim: Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, yabancı yatırımcıya bir çağrı yapıyor; ‘Gelin Türkiye’de yatırım yapın’ diyor. ‘Türkiye’nin sunduğu fırsatları keşfedin’ diyor… Türkiye’nin sunduğu fırsat olarak neyi gösteriyor, biliyor musunuz? ‘Nitelikli ve uygun maliyetli iş gücünü’ gösteriyor. Yani; ‘Gelin, burada emek ucuz, ucuz emekle daha çok kazanırsınız’ diyor. İşte bu; ‘Millet millet’ diyerek yola çıkan Sayın Erdoğan’ın, bugün milletinden ne kadar kopmuş olduğunun vesikasıdır. İşte bu; Ak Parti iktidarının milletimize biçtiği kıymetin hazin bir göstergesidir. Allah aşkına, bir ülkenin Cumhurbaşkanlığı, o ülkenin emeğini ucuz diye pazarlar mı? Zihniyetteki çapsızlığa, koskoca Türkiye’ye biçilen role bakar mısınız?… Türkiye gibi yüksek potansiyeli olan bir ülkeye, Bangladeş olma vizyonu çizmeye utanmıyor musunuz? Kendi milletinize, üçüncü dünya ülkesi vatandaşı muamelesi yapmaya utanmıyor musunuz?

“Kamu Bankaları, Hazine, ve Merkez Bankası arasındaki karmaşık ilişkiyi sonlandırın, böylece güveni yeniden sağlayın”

Bu dönem aydınlatılmadan, yeni yönetimin şeffaflık ve hesap verebilirlik ile ilgili yaptığı açıklamalar eksik kalıyor. Öncelikle, Türkiye’ye, milli gelirinin yaklaşık yüzde 20’sine mal olan, bu şaibeli dönemin sorumlularının anlaşılması için, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun toplantı tutanaklarını açıklayın. Böylece, şu anda da görevde olması muhtemel kamu görevlilerinin, o dönemde nasıl bir tutum aldıkları ortaya çıksın. Gerekirse Millet Meclisi’nde bir komisyon kurun. Bu karanlık dönemi aydınlatmak için, gereken her türlü desteği vermeye hazırız. Sonrasında ise, Kamu Bankalarının, döviz açık pozisyonunun kapatılması için, önce, Kamu Bankaları, Hazine, ve Merkez Bankası arasındaki karmaşık ilişkiyi sonlandırın, böylece güveni yeniden sağlayın.